فارسی افغانستان العربیة English Türkçe
http://fna.ir/1ovdfh

Ali Haydar Haksal/Yorum/ Kurtların Dansı

FHA- Hayvanlar üzerindeki kimi benzetmeler, onların doğasıyla ve yaşama tarzlarıyla ilgilidir. Kurt yırtıcı bir hayvandır. Onun yaratılış özelliğidir bu.

Ali Haydar Haksal/Yorum/ Kurtların Dansı

FHA- Her toplum, kendine göre doğadaki kimi hayvanları farklı bir sembol olarak değerlendiriyor. Batı toplumunun kentlerinde neredeyse o doğanın koşulları gereği bir hayvan sembolü özellikle öne çıkıyor. Balık, kuşlar, ayılar, kaplanlar, aslanlar vs.

İnsanın hayvanlara benzetilmesi de kendi doğalarındaki hayvanların gücüyle ilgili. Kimi toplumlarda birine “ayı” dense bunu ağır bir hakaret olarak kabul eder. Kimilerinde “ayı “ benzetmesi rahatsız etmez. Kimine “kaplan” ya da “aslan” dendiğinde bu benzetmeden hoşlanır. Bunlar güç ve yırtıcılıkla da ilgili. Birine “köpek” dendiğinde bunu ağır bir hakaret olarak görür. Kimilerine “kurt” dendiğinde bundan onur duyar. Özellikle “bozkurt” gibi. Köpeklerle kurtlar aynı özelliklere sahip, biri evcil diğeri ise vahşi.
“Kurtlarla dans” dendiğinde, bu, yırtıcı hayvanların doğadaki boğuşmaları, doğanın koşullarına göre oynaşmaları olarak ilk akla gelir. Fakat bu artık bir deyimdir. Yırtıcı olana bu varlıkların dansı kimi zaman masum bir oynaşma oluyorsa da, dansın ya da kavganın sürmesinde kanlı bir vahşete dönüyor.

Bu deyimin, özellikle yaşamakta olduğumuz şu günlerde, bu hayvanı kendilerine sembol görenlerin tutumuyla da özdeş. Kurtların dansı ya da savaşı, aralarındaki kavgaları, aynı cinsten oluşlarından ötürü biraz sert ve yırtıcı olarak görülebiliyor. Soğukkanlı, dışarıdan bakılınca aralarında bir oyun oynadıkları belirgin. Aynı cins hayvanların bir anlamda hem oyunudur hem de sevişmesidir. Ortalığı gürültüye boğan, dikkatleri kendileri üzerinde toplayan bir durum. Güç gösterisi. Yani, ortamda sadece onlar var. Diğer hayvan cinsleri, ya da insan grupları ortamda söz sahibi değildirler. İlginçtir ki bunlar o hayvanın özelliklerini taklit etmekten de haz alıyorlar. Birinin bir yükseğe çıkıp kurt gibi uluması kendileri için bir tanımlama ve belirti iken başkaları için alaysı bir durum oluyor.

Güç gösterisi. Ortamı toza dumana boğma, dikkatleri üzerlerine çekme olarak düşünülebilir. Fakat asıl görünüm: “Bu meydanlar ve bu ortam bize aittir” demeye getiriyorlar. Kimsenin burada farklı bir dansta bulunması düşünülmesin ve fırsat de verilmesin. Çünkü onlar aynı mayadandırlar ve aynı gıdalardan besleniyorlar. Vahşi etoburlukları ve kanla beslenişleri asıl özellikleri. Bir yandan da sinsilikleri göz ardı edilmemeli.

Bu gibi insanlara “kurt” deseniz mutlu olurlar. Köpek deseniz öfkelenir ve saldırırlar. Aslında ironik olan da budur. Bir de aynı özelliklerde olan çakallar var. Birine “çakal” dense bundan müthiş rahatsız olur. Oysa kurt, köpek ve çakal birbirinin benzeri hayvanlardır.

Köy hayatımızda bunun kimi yaşanmışlıklarımız var. Bir gün kardeşim Ahmet ile birlikte karların henüz erimekte olduğu sırada, yanımızda köpeğimiz Beres de var. Bir tarlamızın çevresinde bulunan meşe ağaçları ile dikenli dalları kesip bahçe ve bostanımızın etrafını çit ve çeperlerle çevirmek için gitmiştik. Birden iki kurt göründü. Köpeğimiz havlayarak onlara doğru gidiyor belli bir mesafede duruyor havlayarak uzaklaştırıyordu. Onlar ise belli bir yerde duruyor köpeğin onlara doğru gitmesini bekliyordu. Epey uzaklaştıktan sonra, köpeğimiz peşlerinden gitmedi, onlar da gözden kayboldu.

Günümüze dönersek. Bu kavgaya tutuşanlar insanların ciddî bir sorun varmış gibi ilgilenmelerine neden oluyor. Bu bir varlık duygusudur. Ya da bulanık bir ortam oluşturmak ve dikkatleri dağıtmak adına da yapılıyor. Ya da insanları oraya çekmek içindir.

Karmaşaların olduğu dönemlerde farklı olaylar patlatılır, bütün dikkatler oraya yönelir. Diğer taraftan da planlanan ve yapılması gerekenler yapılır. Kimse ne olup bittiğinin farkına varmaz. Terör olaylarının anlık patlamalarında bu önemli bir yöntemdir.
Farklı düşünen kitlelerin sindirildiği bir zamanda bu tür kavgaların gündem oluşu da benzer bir durum.